Mach 5 Hızında Yolculuk

Posted by admin on February 7th, 2008

bingdon’daki “Reaction Engines” adlı şirketin uzmanlarınca 25 yıla kadar hayata geçirilmesi tasarlanan projeye göre, Mach 5 hızında (saatte 6 bin 125 km) yol alabilecek “A2″ uçağı, 300 yolcusuyla 4 saat 40 dakikada İngiltere’den Avustralya’ya varabilecek. (Mach 5′ten itibaren uçaklara hipersonik jet deniyor.) Bu mesafeyi uçaklar molayla birlikte halen 22 saatte alıyor. Dünyanın en hızlı uçağı Concorde, Mach 2 ile uçuyordu.

Müstakbel uçağın bileti 3500 sterlin (yaklaşık 8 bin YTL) civarında olacak. Uçak kısaca LAPCAT olarak adlandırılan proje çerçevesinde geliştiriliyor. 7 milyon avroluk proje finansmanının yarısı AB’den geliyor.

Avrupa Uzay Kurumunun da katkı sağladığı projenin, uzay çalışmalarında elde edilen bilgi birikimi ve teknolojinin, hava yolu şirketlerince hayata sokulmasını teşvik etmeye yönelik olduğu belirtiliyor.

“Hipersonik” uçak “A2″, 143 metre boyunda olacak. Mühendisler, uçağı sıvı hidrojenle çalışan “Scimitar” motoruyla donatmayı tasarlıyor. Motor geliştirme çalışmaları da sürüyor.

Şirket yöneticilerinden Alan Bond’un verdiği bilgiye göre, “A2″, Kuzey Atlantik’i 0,9 Mach hızıyla (ses hızının altında) “sessizce” geçtikten sonra Kuzey kutbunun üzerine geldiğinde hızını 5 Mach’a yükselterek Avustralya’ya yönelecek.

Filed under: Bilim Teknik, Teknoloji Haberleri | No Comments »

 

Tübitak’ın Pardus’u Microsoft’a Rakip

Posted by admin on February 7th, 2008

Anadolu Parsı geliyor…

TÜBİTAK’ın geliştirdiği Türkiye’nin ulusal işletim sistemi Pardus, ismini Anadolu parsının Latince ismi ‘panthera pardus tulliana’dan alıyor. Uzmanlara göre Pardus ile, TSK ve kamuda yıllık 200 milyon dolar tasarruf sağlamak mümkün

Kuruluş hikâyesi 2002 yılına dayanan Pardus, ilk kez 2003 Eylül’ünde resmi bir proje olarak hayata geçti. Pardus geliştiricisi Erkan Tekman, 2004 yılı sonuna kadar hangi teknolojinin izleneceği ve dünyadaki uygulamaların neler olduğu konusunda incelemelerin yapıldığını belirterek, 2004 yılı sonunda hemen hemen yol haritasının ve ne yapılacağının tam olarak belli olduğunu söyledi.

4’ÜNCÜ VERSİYON ÇIKTI

Tekman geçtiğimiz 3 yıl içerisinde 3. versiyonunu çıkardıkları Pardus’un fazla teknik bilgisi olmayana normal bir bilgisayar kullanıcısının masaüstü gereksinimlerini karşılayabilir hale geldiğini söyledi. Ürünü tasarlarken kullanıcı dostu olmasını ve kurarken herhangi bir teknik bilgi gerektirmemesine özen gösterdiklerini belirten Tekman, Türkçe alfabenin kullanılması konusunda da Pardus ile birlikte önemli mesafe katettiklerini dile getirdi. Tekman, Pardus 2008 üzerinde çalıştıklarını ve yılın ilk yarısında piyasaya sunacaklarını söyledi.

GÜVENLİK PİSİ&ÇOMAR

Pardus’u tasarlarken temel kaygılarının güvenlik olduğunu ve bu nedenle yola çıkıldığını belirten Tekman, “Güvenlik için Pisi ve Çomar adını verdiğimiz yazılımları geliştirdik” dedi. Şu anda korsan kullanım dışında bir kişinin bütün donanımlarıyla birlikte yazılım için ortalama 2 bin dolar ödeyeceğini belirten Tekman, Pardus ya da Linux kullanımıyla bu paranın cepte kalacağını söyledi.

KAMU YAZILIMA 600 MİLYON $ ÖDÜYOR

TSK’nın ve kamunun projenin önemli bir ayağı olduğunu söyleyen Erkan Tekman, “Tahmini olarak 300- 600 milyon dolar arasında bir para 3 yılda kamu tarafından yazılıma ödeniyor. Pardus kullanımı söz konusu olursa yıllık 100-200 milyon dolar tasarruf edilecek” dedi.

40 gönüllü çalışıyor

PARDUS, dünyanın dört bir yanından destek veren 8’i yabancı 40 kadar gönüllü geliştiricinin desteğiyle büyüyor. 50.000’i aşan bilgisayar sayısıyla, Türkiye’nin en büyük Linux topluluğuna sahip. Tek bir CD üzerinde geliyor, ortalama 30 dk. içerisinde bilgisayarınıza kuruluyor. Pardus 2007 İngilizce, Türkçe, Almanca, İspanyolca, Hollandaca ve Portekizce’yi destekliyor.

Filed under: Bilgisayar Dünyası, Teknoloji Haberleri | No Comments »

 

Zatürre ve Astım’ın Tedavisinde Gelişme

Posted by admin on February 7th, 2008

İngiliz bilim adamlarının fareler üzerinde yaptıkları araştırmalar sonucu, zatürree ve astım hastalıklarının tedavisinde yeni gelişmeler kaydedildi.

Londra İmperial College Astım Uzmanı Sebastian Johnston, “İnsanda nezle, zatürree ve astım gibi birçok hastalığa neden olan rinovirus virüsünün 50 yıl boyunca sadece insanlar ve şempanzeler üzerinde etkili olduğu düşünülüyordu. Küçük hayvanlar üzerinde rinovirus’ın etkili olmaması virüsün sebep olduğu hastalıkların tedavi yöntemlerinin geliştirilebilmesi için de engel oluşturuyordu” dedi.

Kemirgen hayvanların hücrelerinin rinovirus virüsüne dayanıklı olması nedeniyle bu alanda çalışmaların sınırlı olduğunu söyleyen Johnston, üzerinde çalıştıkları farelerin hücrelerini insanın hücrelerine benzettiklerini ve farenin çalışmalara olumlu tepkiler verdiğini söyledi. Johnston ayrıca, virüs vücutta alerjiye sebep olan bir dokuyla temasa geçtiğinde farenin astım krizi geçirdiğini, bunun da birçok astım hastalığının tedavisi için önemli bir ilerleme olduğunu aktardı. Johnston, bu fare modelinin,
nezle ve nezlenin neden olduğu zatürree ve astım hastalığının tedavisi için büyük bir çalışma alanı oluşturduğunu ifade etti.

Filed under: Sağlık Bilgisi, Teknoloji Haberleri | No Comments »

 

NASA Kontrolden Çıkan Uyduyu Vuracak

Posted by admin on February 7th, 2008

casus uyduUydu uzayda bir füzeyle vurulup gizli sırların düşmanların eline geçmesi engellenecek.

Amerika’nın düşmanlarını izlemek ya da askeri operasyonlar sırasında koordinasyon sağlamak için kullandığı onlarca casus uydudan birinin uzayda kontrolden çıkması ABD Savunma Bakanlığı ve NASA’da büyük paniğe sebep oldu.

Bu paniğin sebebi, uydunun yörüngeden çıkarak dünyaya düşeceğinin belirlenmiş olması. Pentagon verilerine göre bir yolcu otobüsü büyüklüğünde ve 10 ton ağırlığında olan uydunun düşman topraklarına düşme olasılığı bulunuyor.

Uydu, düşme esnasında paramparça olacak olsa da en küçük parçalardan bile ABD’nin casus uydu teknolojisinin şifrelerini çözmek mümkün olabilir. Bu nedenle Bush yönetimi, uydunun İran gibi Amerika’nın baş düşmanı olan ülkelerin topraklarına düşme olasılığını bile düşünmek istemiyor.

Çin aynı şekilde vurmuştu

Pentagon’un önündeki ikinci büyük problem ise uydunun dünya yörüngesinde hareket etmesini sağlayan “hidrazin” adlı son derece toksik yakıt…

Bu kimyasal madde insanlarla temas ettiğinde öldürücü oluyor. Yani uydu, bir yerleşim yerinin üzerine düşerse bu bölgede bulunan yüzlerce insanın ölme olasılığı bulunuyor. Durum böyle olunca Amerikan hükümeti casus uydunun bir diplomatik ya da insani felakete yol açmadan yok edilmesi için “Armegeddon” filmine benzer bir proje geliştirdi.

Buna göre ABD ordusuna ait bir füze, yeryüzüne 800 kilometre mesafedeki uyduyu vuracak. 2007 yılının 11 Ocak tarihinde Çin, bir meteoroloji uydusunu uzayda vurarak ABD’ye gözdağı vermişti.

Filed under: Astronomi Uzay Bilimleri, Teknoloji Haberleri | No Comments »

 

Nasa’nın Ay İçin Tasarladığı Araç Hazır

Posted by admin on February 3rd, 2008

nasanın ay aracıAy’a 2020 yılında yeniden gitmeyi planlayan Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Dünya’nın uydusunu keşfederken kullanacağı konsept aracın tasarımı ve üretimi tamamlandı.

Johnson Uzay Merkezi’nde bir tasarım ekibi tarafından 1 yılda geliştirilen yeni ay aracına “Chariot” adı verildi.

NASA robot programında 17 yıldır çalışan Lucien Junkin’in başmühendis olarak çalıştığı projede geliştirilen araca, “Ay Kamyonu” adını da veren mühendisler, bu aracın tasarım ve üretiminde özellikle Mars’a yalnızca 3 aylığına gönderilmelerine karşın 4 yıldır görev başında bulunan ikiz araçlar Spirit ve Opportunity’den esinlendiler.

Ay’a ilk astronotları taşıyan Apollo füzesine çok benzeyen yeni Orion adlı kapsülün tasarım süreci de sürerken, Ay’da kurulacak koloninin astronotlarını keşifleri sırasında taşıyacak yeni araç, eskiden kullanılandan epeyce farklı görünüyor.

İlk kuşak Ay aracının 4 tekerleğine karşılık, birbirinden bağımsız 6 tekerleği bulunan Chariot’un tasarım ve üretiminde, 1972 yılı aralık ayında Ay’ı en son ziyaret eden Harrison Schimitt ve Gene Cernan adlı astronotların öneri ve deneyimlerinden büyük ölçüde yararlanıldı.

Tam donanımlı bir astronotun Dünya ağırlığıyla yaklaşık 250 kilo olacağı yeni Ay seferinde yaklaşık 1 ton taşıyabilecek Chariot, saatte 13 kilometre hızla astronot John Young’a ait Ay yüzeyindeki hız rekorunu da rahatlıkla kıracak biçimde saatte 25 kilometre hızla yol alabilecek.

Ay yüzeyinde saatte 9.6 kilometre hızla toplam 35 kilometre yol yapan, 110 kilo kaya ve toprak taşıyan, 2 bin 400 fotoğraf çeken astronot Scmhmitt’in, yerçekimi Dünya’nın 6′da 1 olan Ay’da saatte 25 kilometreden daha hızlı yol almanın, aracın çok yükseğe sıçramasına ve kontrolden çıkmasına neden olabileceği uyarısı gözönüne alındı.

Filed under: Astronomi Uzay Bilimleri, Bilim Teknik, Teknoloji Haberleri | No Comments »

 

Japonlardan Mükemmel Bir İcad

Posted by admin on February 3rd, 2008

japon icadı camTeknolojik buluşları ile ün yapan Japonlar bu kez de savunma sanayiinde devrim niteliği yapacak bir buluşa imza attı. Japonların uzun çalışmalar sonucu ürettiği cam bir roketatarın attığı mermiyi bile durdurabilecek güçte.

Teknolojik buluşları ile ün yapan Japonlar bu kez de savunma sanayiinde devrim niteliği yapacak bir buluşa imza attı. Japonların uzun çalışmalar sonucu ürettiği cam bir roketatarın attığı mermiyi bile durdurabilecek güçte.

Yapılan testlerde de başarılı sonuçlar veren cam güçlendirilmiş yapısıyla patlamanın etkisini emerek, etkinin camın diğer tarafına geçmesini engelliyor. Boş bir arazide yapılan testte 100 metreden cam arkasındaki cansız mankene roketatar ile yapılan atış camın etkisinin ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne serdi.

Roketin camı delmesine rağmen sadece koluna zarar verdiği mankenin başka bir yerinde hasar oluşmazken, ağır çekim görüntülerde patlamanın etkisinin nasıl dış tarafta kaldığı net bir şekilde görülüyor. Japon yetkililer birçok yerde kullanılması planlanan camın daha da geliştirileceğini duyurdu.
kaynak: hürrüyet

Filed under: Bilim Teknik, Teknoloji Haberleri | No Comments »

 

Yüksek Kalite (HD) Görüntülü Televizyonlar

Posted by admin on February 3rd, 2008

yüksek kalite tvEvleri birer sinema salonuna dönüştüren yüksek kaliteli görüntü devrimi High Definition (HD) yaygınlaşmaya başlandı. Oyun konsolları, yeni nesil film teknolojileri ve ülkemizde en sonunda yayına başlayan HD kalitesindeki televizyon kanalları ile ilgili bilmek istediğiniz her şey, bilgisayar ve internet dergisi PCnet’in Şubat sayısında kapsamlı olarak işlendi.
Şimdiye kadar HD televizyonlarla ilgili tüm yazılarımızda, “yayınlar yurtdışında senelerdir var, ülkemize gelmesi daha çok zaman alır”, “şu anda bu tip televizyonlara para vermek gereksiz” gibi yer yer acımasızca olan cümlelerle bu teknolojiye henüz hazır olmadığımızın altını çizdik. Herkes gerçek HD çözünürlüğünü sunan televizyonların, mağazadaki örnek görüntülerdeki gibi kaliteli görüntüler ortaya çıkarmadığını bir şekilde öğrendi ya da alıp evine geldiğinde antenine bağladıktan sonra gördü. Tabi işini bilen bazı kullanıcılar da yok değil. İşini bilenler oyun konsollarını bu tip televizyonlara bağlayarak yüksek çözünürlükte oyun oynadı. Kimileri bilgisayar monitörü yaptı, kimileri de “kefende cep yok” diyerek Blu-ray ve HD-DVD oynatıcı aldı; yeni nesil filmlerin keyfini çıkardı. Yani demek istediğimiz çok az kişi bugüne kadar HDTV’lerin hakkını tam anlamıyla vermeyi başardı. Ancak eksik olan bir şey hep oldu. Ne mi? Yayınlar. Televizyon alacak kişilerin zamanlarının büyük bir kısmını daha çok TV yayınlarıyla geçireceklerini bildiğimizden ve şu ana kadar olan altyapılar bu teknolojiye yeterli gelmediğinden, size bu güne kadar “mutlaka HDTV almalısınız” şeklinde bir öneride bulunmadık. Ancak artık yayınlar da geldi. Geliyor değil, en sonunda geldi! Yani artık paraya kıyarak aldığınız ya da alacağınız HD televizyonlar, gerçekten de HD Ready olan modellere göre farklarını kolaylıkla göz önüne çıkarabiliyor.

Kafa karıştıran iki kavram: HD Ready ve Full HD

İnce yapıdaki televizyonları ilk olarak 848×480 çözünürlüğünde görüntüler oluşturabilen modellerle tanıdık. Bu tip ürünler DVD filmleri bile tam kalitesinde oynatamıyorlardı; ama “inceliğe geçiş” sınıfında olduklarından adeta yok sattı. Sonrasında 1024×768 ve 1366×768 piksel çözünürlüğü destekleyen, pikselleri yakından biraz daha zor gözüken televizyonlar hayatımıza girdi. HD takısını da ilk kez “HD Ready” olarak bu televizyonlarda gördük. HD Ready, “HD teknolojisine hazır” demek. Tabi bu demek değil ki tam anlamıyla HD teknolojisini destekliyor.

HD projektör alternatifi

Evinize HD televizyon yerine 1920×1080 çözünürlüğünü karşılayan bir projeksiyon cihazı da satın alabilirsiniz. Bu kategorideki ürünler, tıpkı televizyonlar gibi evinizde dev ekran eğlencesini çıkarmak için gerekli olan parlaklık ve kontrast değerlerini ciddi anlamda sağlayabiliyor. Tabi daha geniş ekran büyüklüğü sunmak için çok daha parlak bir lamba içeren, kontrast değerleri çok daha yüksek profesyonel seviyedeki ürünler de söz konusu. Ancak hangi ürün olursa olsun lamba ömürlerinin kısa olması halen aşılabilmiş bir problem değil. HD televizyonlar bazı modellerinde 70.000 saat çalışma ömrü sunarken, bu değer projeksiyon cihazlarında 2000 saat; ekonomik mod seçilirse 3000 saat seviyesinde. Dolayısıyla projeksiyon cihazı alacakların önündeki birkaç sene içerisinde tekrar lamba değiştirmeyi hesaba katmaları gerekiyor. Lamba fiyatları da oldukça yüksek. Piyasada 1080p çözünürlük destekleyen ürünler 4500 YTL’den, 720p destekleyen ürünler de 2000 YTL’den kullanıcılara ulaşabiliyor.

Blu-ray mi, yoksa HD-DVD mi?
Blu-ray ve HD-DVD medyalar arasında standartlaşabilmek için ciddi bir çekişme var. Blu-ray tek katmanda 25 GB, çift katmanda 50 GB veri depolayabiliyor. Bu format Sony tarafından geliştiriliyor. Toshiba’nın geliştirdiği HD-DVD ise tek katmanda 15 GB, çift katmanda 30 GB veri depolayabiliyor. Tabi bu demek değil ki Blu-ray HD-DVD’den daha iyi. Üreticiler farklı sıkıştırma teknolojilerinden faydalanarak filmleri diske hazır hale getiriyorlar. Bunlar MPEG-2, MPEG-4 / AVC, VC1, H.264 gibi codec’lerden biri olabilir. Sonuçta hepsi yüksek çözünürlükteki görüntüleri sıkıştırma görevini yapıyor. Tabi her iki medya tipi için de üreticilerin yaygın olarak kullandığı bazı codec’ler söz konusu.

Ev sinemasına ekstra teknolojiler

İnternetten temin edebileceğiniz yüksek çözünürlükteki filmleri ya da önümüzdeki yıllarda daha da yaygın hale gelmesi beklenen yüksek çözünürlükteki DivX videoları izleyebilmek için HD görüntü çıkışı veren disk kutularını da tercih edebilirsiniz. Ülkemizde bulunması biraz zor olsa da bu tip kutular, filmlerin yanı sıra içindeki sabit diske kayıtlı olan müzikleri, fotoğrafları ve e-kitap gibi diğer dosya formatlarını da televizyonunuzda görüntüleme şansı veriyor. Özellikle yurtdışında kablosuz ağ ya da yerel ağ üzerinden başka bilgisayardan içerik alabilecek modellerle de karşılaşabilmeniz mümkün. Bu ürünler haliyle ülkemizde satılan standart medya destekli disk kutularına göre oldukça pahalılar. Ancak yolunuz bir gün uzaklara düşerse bu tip bir ürün satın almak da oldukça işinizi görecektir. Ayrıca yine internetteki alışveriş sitelerini ara sıra taramakta fayda var. Ne zaman ne satılacağı belli olmaz.

Bundan sonra evinizde HD deneyiminin tadını çıkarmak ve ev sinema sisteminizi geliştirmek size kalıyor. Salonunuza sonradan girecek her bir teknolojinin size yepyeni imkanlar sağlayacağını sürekli göz önüne alın. Gelişmeye açık olun. Nasıl şimdi bile herkesin evinde eski de olsa iki tane televizyon mutlaka varsa, ilerleyen yıllarda da bu tip salonlar ve HD tabanlı eğlenceler “hayat standartları”mızdan biri olacak.
Televizyonda HD teknolojileri dosyasının tamamı ile Full HD TV testleri içerek PCnet’in Şubat sayısı DVD ve CD hediyeli olarak piyasaya çıktı.

Filed under: Elektrik - Elektronik Dünyası, Teknoloji Haberleri | No Comments »

 

Organ Naklinde Yeni Gelişme

Posted by admin on January 28th, 2008

Doktorların, böbrek nakli olmuş hastaları, vücutlarının bu organı reddetmesini önlemek için ömür boyu ilaç almaktan kurtaracak yeni bir yöntem geliştirdiği bildirildi.

New England Tıp Dergisi’nde yayımlanan araştırmaya göre, tedavi sırasında hastanın bağışıklık sistemi zayıflatılıyor ve organı bağışlayacak kişiden alınan kemik iliği hastaya naklediliyor. Kemik iliği naklinden sonra hastanın vücudunda yeni bağışıklık hücreleri oluşuyor. Bu hücreler, vücudun nakledilen organı kabul etmesine yardımcı oluyor.

Araştırma kapsamında yeni tedavi yönteminin denendiği 5 nakil hastasından 4′ünde başarı sağlandığı ve hastaların 2 ila 5 yıl kadar sonra ilaçlarını bırakabildiği kaydedildi.

1980′li yıllarda vücudun organı reddetmesini önleyen ilaçlar yaygın şekilde kullanılmaya başlandı. Ancak kanser riskini artıran bu ilaçların ciddi yan etkileri bulunuyor.

Tedavinin henüz deneme aşamasında bulunduğuna dikkat çeken doktorlar, gelişmenin halihazırdaki nakil hastalarının ilaçlarını kesmeleri anlamına gelmediğini, çünkü bu durumda vücutlarının organı reddedebileceğini ve hatta ölmelerine yol açabileceği uyarısında bulundu.

Filed under: Sağlık Bilgisi, Teknoloji Haberleri | No Comments »

 

Yeni Canon PowerShot A Serisi

Posted by admin on January 27th, 2008

Canon’un ilgi gören A serisine yeni modeller eklendi ve güncellemeler gerçekleşti. PowerShot A590 IS’de alıcı hassasiyeti 8 MP ve 4X optik yakınlaştırma bulunuyor.

IS takısı görüntü sabitleme özelliğini belli ediyor. PowerShot A580′de 8 MP’lik alıcı ve 4X optik yakınlaştırma olmasına rağmen görüntü sabitleme özelliği yok. Bir alt model olan PowerShot A470′de çözünürlük 7.1 MP, optik yakınlaştırma 3.4 X ve geniş açı opsiyonu var. Bu modellerin tümünde yüz algılama, yüksek ISO, 2.5 inç LCD ekran, kırmızı göz giderme, DICI III işlemci özellikleri var.
kaynak:pckoloji.com

Filed under: Elektrik - Elektronik Dünyası, Teknoloji Haberleri | No Comments »

 

Windows 7 Yakında Çıkabilir

Posted by admin on January 27th, 2008

Vista’nın halefi Windows 7, planlandığı gibi 2010′da değil de önümüzdeki sene çıkabilir. Bu spekülasyona kaynak olarak ise Microsoft’un yeni zaman planı gösteriliyor. Bilgilere göre Redmond’lular ilk Windows 7 sürümünü (Milestone 1 = İlk kilometre taşı) seçilmiş ortaklara yollamış bulunuyor.Zaman planına göre ikinci kilometre taşı (Milestone 2) 2008 Nisan/Mayıs aylarında ve üçüncü kilometre taşı ise üçüncü çeyrekte öngörülüyor. İlk beta hatta RC sürümü için çıkış tarihleri henüz kesinleşmiş değil. Fakat düzenlenmiş yol planı 2009 yılını gösterir nitelikte.

İlk özellikler ufukta belli oldu
Seçilmiş ortaklara gönderilmiş olan Windows 7 Milestone 1′in (M1) grafik sistemi farklı üreticilerin ekran kartlarını paralel olarak çalıştırmayı destekleyecek. Ayrıca M1 yeni Media Center’a da bir bakış atma imkânı da sunuyor. Fakat yazılımın ses çıkışı şimdilik sadece PC hoparlörleri üzerinden olacak.

2007 sonunda bir Microsoft teknisyeni blogunda bazı noktaları açığa çıkarmıştı: Dokunmatik kullanıcı arabirimi özelliklerini sevenler Windows 7′ye bayılacaklar. Eric Traut Illinois Üniversitesinde yaptığı bir sunumda (Video) geliştirilmiş sanallaştırma özellikleri ve 33 MB bellek ile yetinebilen mini çekirdek Min-Win’den bahsetmişti.

Filed under: Teknoloji Haberleri, İnternet Haberleri | No Comments »

 

« Older Entries
Newer Entries »

Son Konular

Categories

Archives

Blogroll

Meta