Açık hava basıncı üzerine yaptığı deneyleriyle tanınan İtalyan fizik ve matematik bilgini.
ÇocukluÄŸunda matematiÄŸe olan merakıyla dikkatleri çekti. 1627′de Roma’ya giderek, hidrolik biliminin kurucusu ve Galilei’nin talebesi olan Benedetto Castelli ile birlikte çalıştı. 1641′de Galilei ile mektuplaÅŸmaya baÅŸladı. Aynı sene, Castelli nin tavsiyesi üzerine Galilei, Torricelli’yi Tuscany’ye davet etti. Galilei ile görüştükten birkaç hafta sonra, Galilei ölünce, Tuscany büyük dükü Torricelli’yi onun makamına tayin etti. 1644 yılında geometri ve mekanik üzerinde bir kitap yayınladı. Matematik sahasında mühim bir boÅŸluÄŸu dolduran bu kitapta aynı zamanda Galilei’nin mekanik üzerindeki ilk çalışması, birbirine baÄŸlı cisimlerin ortak ağırlık merkezleri aÅŸağıya doÄŸru hareket ederken, ani hareket edebilecekleri prensibi bir neticeye baÄŸlanıyordu. Torricelli, bu çalışmalarını yaparken açık hava basıncı üzerindeki deneylerinde de devam etti. Basınçtan faydalanarak, civa doldurulmuÅŸ tüplerle yaptığı deneyler neticesinde, deniz seviyesinde 1cm²ye düşen basıncı 1033 gr/cm² olarak tespit etti. Geometri ve mekanik alanındaki fikirlerini ise ilk önceleri kimse önemsemedi. Torricelli aynı zamanda hocası Galileİ’nin teleskobunu ve kendi mikroskobunu geliÅŸtirmeye uÄŸraÅŸtı.
1643′de Torricelli, hava basıncını ölçmek için cıvalı barometre denilen cihazı icat etti.
Röntgen Prusya’nın Lennep ÅŸehrinde doÄŸdu. ÇocukluÄŸu ve ilköğretim yılları Hollanda’da ve İsviçre’de geçti.1865 yılında girdiÄŸi Zürih Politeknik’te üniversite eÄŸitimi gördü ve 1868 yılında makine mühendisi olarak mezun oldu. 1869 yılında Zürich Üniversitesi’nden doktorasını aldı. Mezuniyetinin ardından 1876′da Strazbur’da, 1879′da Giessen ve 1888′de Würzburg Julius-Maximilians-Üniversitesi’nde fizik profesörü olarak öğretim görevi yaptı. 1900′de Münih Üniversitesi Fizik kürsüsüne ve yeni Fizik Enstitüsünün yöneticiliÄŸine getirildi.
Pisa (İtalya) doÄŸumlu Galile, müzik ve matematik ile uÄŸraÅŸan bir babanın oÄŸlu, soylu ama yoksul bir ailenin üyesiydi. Kepler ile zamandaÅŸtır. YetiÅŸmesi skolastik (ya da Aristocu) gelenek içindeki eÄŸitim ile olmuÅŸtur. Ancak düşüncelerinde bağımsız, sözünü esirgemeyen kiÅŸiliÄŸi öne geçmiÅŸtir. Tıp eÄŸitimi sırasında geometri konusunda dinlediÄŸi bir konferans ilgisini matematiÄŸe çekmiÅŸtir. Newton’da tamamlanacak olan, Aristo fiziÄŸinden modern fiziÄŸe geçiÅŸ için bilimsel devrimi baÅŸlattı. Fizik, matematik ve astronomi konularında çığır açmış, ilgisi daha çok “hareket” üzerine yoÄŸunlaÅŸmıştır. Bu nedenle, klasik fiziÄŸin temellerini kurmuÅŸ, GüneÅŸ merkezli astronomi sisteminin fiziÄŸini geliÅŸtirmiÅŸtir.
Bir Çiftci olan babası o doÄŸmadan üç ay önce ölmüştü. Oniki yaşında Grantham’da king’s School’a yazılan Newton bu okulu 1661′de bitirdi. Aynı yıl Cambridge Universite’sindeki Trinity Kolleje girdi. Nisan 1665 ‘te bu okuldan lisans derecesini aldı. Lisansüstü çalışmalarına baÅŸlıyacağı sırada ortalığı saran veba salgını yüzünden üniversite kapatıldı.
Diplomat,bilim adamı, yazar, yayımcı ve basımcı olarak çok değişik alanlardaki önemli katkılarıyla tanınan Franklin’in ABD tarihinde saygın bir yeri vardır. İngiliz kökenli ve 17 çocuklu bir ailenin 10. oğlu olarak Massachusetts’in Boston kentinde doğdu. Yalnızca iki yıl okula gidebildi. Bir süre babasının sabun ve mum imalathanesinde çalıştıktan sonra ağabeylerinden birinin basımevinde çıraklığa başladı. El yazısını değiştirerek yazdığı birtakım yazıları basılması için gizliğe ağabeyinin oda kapısının altından atıyordu. Ağabeyi bunları kimin yazdığını anladığında aralarında kavga çıktı. Kendine iş aramak zorunda kalan17 yaşındaki Franklin philadelphia ‘da bir basım evine girdi. İyi bir usta olduğunda Pennsylvania valisi ona kendi basım evini kurma olanağını sağladı. Franklin baskı makinesi ve hurufat almak için İngiltere ye gitti. Ne var ki vali sözünde durmayınca Londra da parasız kaldı. Ama çok geçmeden bir basın evinde iş bularak iki yıla yakın İngiltere de kaldı. Philadelphia ya döndüğünde basın işini sürdürdü. 1729 da sıkıcı ve az sayıda okuyucusu olan bir gazeteyi satın alarak kısa zamanda bunu canlı eğlendirici ve çok satılan bir yayına dönüştürdü. 1732-1757 yılları arasında çalışkanlığı, dürüstlüğü ve sağduyuyu öven özdeyişlerin yer aldığı bir almanak yayımladı.
1876′da Telefonun icadı ile tanınan Alexander Graham Bell, 1847 de İskoçyada Edinburgh da doÄŸdu. Ontario ya yerleÅŸti, daha sonra Amerikaya, ve Boston’a yerleÅŸti.
Telefon yakın yıllara dek Türkiye’de olduÄŸu gibi santraller ve memurlar aracılığı ile yürütülüyordu. Bir süre sonra santrallerde erkek memur yerine kadın memurun çalışması geleneÄŸi baÅŸladı. İlk kadın santral memuru da Boston’da çalışmaya baÅŸlayan Emma Nut oldu.
ArÅŸimet (Archimedes), M.Ö. 287 - 212 yılları arasında yaÅŸamış Sicilya doÄŸumlu Yunan matematikçi, fizikçi, astronom, filozof ve mühendis. Bir hamamda yıkanırken bulduÄŸu iddia edilen suyun kaldırma kuvveti bilime en çok bilinen katkısıdır ancak pek çok matematik tarihçisine göre integral hesabın babası da ArÅŸimet’tir.
Alfred Nobel’in en büyük baÅŸarısı dinamiti icat ettikten sonra Avrupa’da savaÅŸan taraflara satarak milyonlarca insanın ölümüne neden olmaktır. Buradan kazandığı paralarla “KANLI NOBEL” ödülünü dünyaya armaÄŸan(!) etmiÅŸtir.
Nitrogliserin’i patlayıcı madde olarak kullanma yollarını araÅŸtırdı. 1863 yılında Stokholm’de az miktarda nitrogliserin yapmaya baÅŸladı. Birkaç ay süren araÅŸtırmaların sonunda bir patlama ile laboratuvar yıkıldı. Çalışmalarına devam eden Alfred Nobel 1865′te yeni bir fabrika kurdu, bir süre sonra ikinci fabrikasını da açtı. 1864 yılında araÅŸtırmalarının sonucunu aldı ve dinamit barutunu buldu. AraÅŸtırmalarına devam eden Nobel, 1877′de Balistit adını verdiÄŸi yeni bir çeÅŸit barut tasarladı. 1879′da, Paris yakınlarındaki Servan’da bir laboratuvar kuran Nobel, buradaki çalışmaları sırasında dumansız barut adını verdiÄŸi ve eÅŸit miktarlarda nitrogliserinle nitroselüloz karışımından oluÅŸan, itici barutu buldu.
Thomas Edison, Ohio eyaletinin Milan kasabasında Samuel Ogden Edison, Jr. ve Nancy Matthews Elliott’un (1810–1871) yedinci çocukları olarak doÄŸdu. Yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Michigan’daki Port Huron’a yerleÅŸen Edison, ilköğrenimine yaÅŸadığı bir hastalık dolayısıyla geç baÅŸladı. Ancak yaklaşık üç ay sonra algılamasının yavaÅŸlığı nedeniyle okuldan uzaklaÅŸtırıldı. Kanada’da daha önce öğretmenlik yapmış olan annesi büyük bir zevkle oÄŸlunun eÄŸitimine evde devam ediyordu. Okuması ve tecrübe edinmesi için onu sık sık teÅŸvik ediyordu ve onu sık sık kontrol ediyordu. Derslerinin çoÄŸu çok iyiydi. Son derece meraklı ve yaratıcı kiÅŸiliÄŸe sahip bir çocuk olan Edison, 10 yaşına geldiÄŸinde kendisini fizik ve kimya kitaplarına verdi.Bu arada evlerinin kilerinde bir kimya laboratuvarı kurdu. Özellikle kimya deneylerine ve Volta kaplarından elektrik akımı elde etmeye yönelik araÅŸtırmalara ilgi duydu; bir süre sonra arkadaşıyla telgraf yaptı ve Mors alfabesini öğrendi. 12 yaşındaysa duymada güçlük yaÅŸamaya baÅŸladı. Bunun sebebi olarak birçok teori ortaya atıldıysa da, Edison’a göre kendisi sağır oldu çünkü kendi kulakları tarafından bir tren vagonuna çekilmiÅŸti. 12 yaşına geldiÄŸinde ailesine yardım etmek için Port Huron ile Detroit arasında çalışan trende gazete ve ÅŸekerleme satmaya baÅŸlayan, ömrünü kurtardığı Jimmie Mackenzie tarafından telgraf operatörlüğü iÅŸine baÅŸladı. Jimmie’nin Michigan’daki Clemen DaÄŸları’nda J.U. Mackenzie istasyon temsilcisi babası, oÄŸlunun Edison’u kendi kanatları altına almasını ve onu yetiÅŸtirmesinden çok minnettardı. Edison’un sağırlığı onu etkilemiÅŸti ve yanındaki telegraftan gelen sesleri tekrar duyması için onu teÅŸfik etti. Bu dönemde Edison, telgırafıyla uÄŸraÅŸtı arkadaşıda yanında ona yardım ediyordu”mükemmel icat adlı yapıtını okudu ve derinden etkilendi. Bunun üzerine bir yandan komÅŸusunun deneylerini tekrarladı bir yandanda kendi deneylerine ağırlık vererek daha düzenli çalışmaya ve notlar tutmaya baÅŸladı. O yıllardaki akıl hocalarından biride telegrafcı ve kaÅŸif Franklin Leonard Pope’tu. Kendisi fakirleÅŸen Edison’a çalışması ve yaÅŸaması için Elizabeth, New Jersey’deki yerini kullanmasına izin verdi.
Elektrikli telgrafla alakalı ilk buluÅŸlarından biride borsadaki deÄŸerleri kaydeden bir cihazdı stock ticker. Edison’un kabul görmüş ilk icadı elektrikli oy kaydediciydi, 28 Ekim 1868.
Edison’un en önemli keÅŸfi Menlo Park, New Jersey’deki ilk endüstriyel araÅŸtırma laboratuarıydı. Sürekli olarak teknolojik keÅŸifler ve geliÅŸtirmeler-iyileÅŸtirmeler yapmak gibi özel bir amaç için kurulmuÅŸ ilk kurumdu. Edison birçok icadını resmi olarak bu labaratuarda üretmiÅŸ, birçok çalışanı onun direktifleri doÄŸrultusunda bu icatların araÅŸtırma ve geliÅŸtirmesinde görev almıştır.
20. yüzyılın en önemli kuramsal fizikçisi olarak nitelenen Albert Einstein, Görecelik kuramını geliÅŸtirmiÅŸ, kuantum mekaniÄŸi, istatistiksel mekanik ve kozmoloji dallarına önemli katkılar saÄŸlamıştır. Kuramsal fiziÄŸine katkılarından ve fotoelektrik etki olayına getirdiÄŸi açıklamadan dolayı 1921 Nobel Fizik Ödülü’ne layık görülmüştür. (Nobel Ödülü’nün ve Nobel Komitesi’nin o zamanki ilkeleri doÄŸrultusunda, bugün en önemli katkısı olarak nitelendirilen Görecelik kuramı fazla kuramsal bulunmuÅŸ ve ödülde açıkça söz konusu edilmemiÅŸtir.)
1933 de Almanya’da Nasyonal Sosyalist Partisi’nin İktidar olmasıyla çalışmalarına izin verilmeyen 40 bilim adamı adına Mustafa Kemal Atatürk’e bir mektup yazarak onların Türkiye’de çalışmalarına devam etmelerini istemiÅŸti.Atatürk bu isteÄŸi kabul ederek İstanbul üniversitesi’nde çalışma imkanı tanımıştı
Küçük oÄŸlu Eduard akıl hastalığı nedeni ile Zürih yakınlarında bir bakım evinde hayatını geçirmiÅŸ; büyük oÄŸlu Albert, babası ve annesinin karşılaÅŸtığı Zürih Polytechnic’te mühendislik okumuÅŸ ve daha sonra University of California, Berkley’de profesörlük yapmıştır. 1955′de Princeton’da ölmüştür; oÄŸlu Albert yanında bulunmuÅŸtur.