Albert Einstein Hayatı Ve Buluşları

Posted by admin on February 17th, 2008

20. yüzyılın en önemli kuramsal fizikçisi olarak nitelenen Albert Einstein, Görecelik kuramını geliÅŸtirmiÅŸ, kuantum mekaniÄŸi, istatistiksel mekanik ve kozmoloji dallarına önemli katkılar saÄŸlamıştır. Kuramsal fiziÄŸine katkılarından ve fotoelektrik etki olayına getirdiÄŸi açıklamadan dolayı 1921 Nobel Fizik Ödülü’ne layık görülmüştür. (Nobel Ödülü’nün ve Nobel Komitesi’nin o zamanki ilkeleri doÄŸrultusunda, bugün en önemli katkısı olarak nitelendirilen Görecelik kuramı fazla kuramsal bulunmuÅŸ ve ödülde açıkça söz konusu edilmemiÅŸtir.)

Albert Einstein, 1879 yılında Güney Almanya’nın Ulm kentinde dünyaya geldi. Babası Einstein & Cie adında bir elektrik fabrikası sahibi; annesi ise, klasik müziÄŸe meraklı, eÄŸitimli bir ev hanımıydı. KonuÅŸmaya geç baÅŸlaması ve içine kapanık bir çocuk olması, ailesini tedirginliÄŸe düşürmüşse de, sonraki yıllarda saÄŸlıklı bir çocuk olduÄŸu anlaşıldı.1880 de ailesiyle Münih’e taşındı. Babası Hermann ve abisi Yakob burada Einstein&cie adında elektrik mühendisliÄŸi ile bir ÅŸirket kurdular. 1894 yılında ailesin iflası nedeni ile İtalya’ya taşındılar

Einstein: buluÅŸ ve çalışmalarındaki esin kaynağını ise kendisi: “ÇocukluÄŸumda yaÅŸadığım iki önemli olayı unutamam. Biri, beÅŸ yaşında iken amcamın armaÄŸanı pusulada bulduÄŸum gizem; diÄŸeri on iki yaşındayken tanıştığım Öklit geometrisi. GençliÄŸinde bu geometrinin büyüsüne kapılmayan bir kimsenin, ileride kuramsal bilimde parlak bir atılım yapabileceÄŸi hiç beklenmemelidir!” sözleri ile açıklamıştır.

Lise öğrenimini 1894′te İsviçre’de tamamladı ve 1896′da Zürih Politeknik Enstitüsü’ne (ETH) girdi. Sırp asıllı Mileva Maric adlı bir fizik öğrencisi ile evlendi. Mileva, Einstein’nın 1905′te çıkardığı araÅŸtırmanın matematik hesaplarında yardımcı olmuÅŸtur.1921 yılında teorisi üzerinde çalışmak için New York’a gitti 1933 de hitler’in ırkçı politikası sebebiyle Alman vatandaÅŸlığından çıkartıldı ve Amerika’ya gitti ve buranın vatandaşı oldu

1933 de Almanya’da Nasyonal Sosyalist Partisi’nin İktidar olmasıyla çalışmalarına izin verilmeyen 40 bilim adamı adına Mustafa Kemal Atatürk’e bir mektup yazarak onların Türkiye’de çalışmalarına devam etmelerini istemiÅŸti.Atatürk bu isteÄŸi kabul ederek İstanbul üniversitesi’nde çalışma imkanı tanımıştı

Bu Dönemde Einstein’a İsrail BaÅŸbakanlığı teklif edildi ancak kabul etmedi.Dr. Chaim Weizmann ile Kudüs Musevi Universitesini Kurdu.

1955′te yaÅŸamını yitirene kadar bilim dünyasına pek çok katkıda bulundu. 1916′da yayımladığı “Genel Görelilik Kuramı”, 1921′de “fotoelektrik etki ve kuramsal fizik alanında çalışmalarıyla Nobel Fizik Ödülü’nü aldı.

Bern’de federal patent dairesinde görev aldı. Bu görevden arta kalan zamanlarda çaÄŸdaÅŸ fizikte ortaya atılmaya baÅŸlanan problemler üzerinde bir çok araÅŸtırma yaptı. Önce atomun yapısı ve Max Planck’ın kuantum teorisi ile ilgilendi. Brown hareketine ihtimaller hesabını uygulayarak bunun teorisini kurdu ve Avogadro sayısının deÄŸerini hesaplayarak teorisini test etti. Kuantum teorisinin önemini ilk anlayan fizikçilerden birisi oldu ve bunu ışıma enerjisine uyguladı. Bu da onun, ışık tanecikleri veya fotonlar hipotezini kurmasını ve fotoelektrik olayını açıklayabilmesini saÄŸladı.

1905 yılında “Annalen der Physik” dergisinde bu çalışmalarını açıklayan iki yazısından baÅŸka, üçüncü bir yazısı daha çıktı ve bu yazıda görecelik teorisinin temelini attı. Teorileri sert tartışmalara yol açtı. 1909′da Zürih Üniversitesi’nde öğretim görevlisi oldu. Prag’da bir yıl kaldıktan sonra, Zürih Politeknik Enstitüsü’nde profesör oldu. 1913′de Berlin Kaiser-Wilhelm Enstitüsü’nde ders verdi ve Prusya Bilimler akademisine üye seçildi.Bir bilim adamı olarak 1. Dünya Savaşı’nda tarafsız kaldı. İlk eÅŸinden Hans ve Eduard isminde iki erkek çocuk sahibi olan bilim adamını 1914 yılında eÅŸi terk etti. Birinci Dünya Savaşı nedeniyle yiyecek kıtlığı sırasında mide aÄŸrıları çeken bilim adamına kuzeni Elsa bakmış ve ikinci defa kuzeni Elsa (takma ismi Else) ile evlenmiÅŸtir.

Yabancı ülkelere birçok gezi yapmakla birlikte 1933′e kadar Berlin’de yaÅŸadı. Almanya’da yönetime gelen Nasyonal Sosyalist (Nazi) rejimin ırkçı tutumu dolayısıyla, pek çok Musevi asıllı bilim adamı gibi o da Almanya’dan ayrıldı. Paris’te College de France’ta ders verdi; burdan Belçika’ya oradan da İngiltere’ye geçti. Son olarak Amerika BirleÅŸik Devletleri’ne giderek Princeton Üniversitesi kampüsünde etkinlik gösteren Institute for Advanced Study’de (İleri AraÅŸtırma Enstitüsü) profesör oldu. 1940 yılında Amerikan yurttaÅŸlığına geçti.

Küçük oÄŸlu Eduard akıl hastalığı nedeni ile Zürih yakınlarında bir bakım evinde hayatını geçirmiÅŸ; büyük oÄŸlu Albert, babası ve annesinin karşılaÅŸtığı Zürih Polytechnic’te mühendislik okumuÅŸ ve daha sonra University of California, Berkley’de profesörlük yapmıştır. 1955′de Princeton’da ölmüştür; oÄŸlu Albert yanında bulunmuÅŸtur.

Üvey kızı Margot Einstein, bilim adamının kişisel mektuplarını özenle herkesten saklamış ve kendisinin ölümünden 20 yıl sonra daha saklı kalmasını vasiyet etmisti. Günümüzde Princeton Üniversitesi tarafından basılan bu mektuplar bilim adamının gizli kalmış özel yaşamı hakkında ilginç bilgiler sunmaktadır.

Einstein’ın fizik alanındaki çalışmaları modern bilimi büyük ölçüde etkiledi. Kendisi özellikle zaman ve uzay için düzenlenmiÅŸ baÄŸlılık İzafiyet Teorisi ile tanındı.

Bu teori üç bölüme ayrılır:

Newton mekaniğinin yasalarını değiştiren ve kütle ile enerjinin eşdeğerli olduğunu öne süren Özel Görecelik (1905);
Eğrisel ve sonlu olarak düşünülen dört boyutlu bir evrene ait çekim teorisini veren Genel Görelilik (1916);
Elektro-manyetizma ve yerçekimini aynı alanda birleştiren daha geniş kapsamlı teori denemeleri.
İlk iki teorinin geçerliliÄŸi atom fiziÄŸi ve astronomi alanında yapılan deneylerle çok baÅŸarılı bir biçimde sınanmıştır; çaÄŸdaÅŸ fiziÄŸin temel taÅŸları arasında yer alırlar. Einstein’ın atom ile ilgili olarak: “Ben atomu iyi bir ÅŸey için keÅŸfettim,ama insanlar atomla birbirlerini öldürüyorlar.” demiÅŸtir. Ayrıca birçok kiÅŸinin ilgisini çeken “Neden Sosyalizm?” adlı yazısı Monthly Review adlı aylık dergisinin, ilk sayısının, ilk yazısıdır.

Filed under: Bilim Adamları

 

Leave a Reply

Son Konular

Categories

Archives

Blogroll

Meta